Okullarda Şiddete ‘Hayır’ Dediler!

Ordu’da eğitim sendikaları, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik ve yaralananlar için protesto yürüyüşü, sonrasında Ordu Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak, okullarda şiddete dur denilmesini istediler.
Köprübaşı Ceren Özdemir Meydanında toplanan Eğitim Sen, Eğitim İş, Anadolu Eğitim Sen, Eğitimcilerin Gücü, TEÇ-SEN üyesi eğitimciler ve parti, sendika, dernek temsilcileri Ordu Milli Eğitim Müdürlüğü önüne kadar yaptıkları yürüyüşte şiddeti protesto ettiler.
Yürüyüş trafiğe kapalı bölümden yapıldıktan sonra polis tarafından engellenerek dağınık olarak gidilmesi istendi. Sendikalar kaldırımdan toplu yürüyüşe devam etti. Ordu İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne alınmayan sendikalar itiraz ettiler. Polis açıklamanın yerleşke önünde yapılmasına engel oldu. Açıklamayı valilik yerleşkesi dışındaki kaldırımlarda yaptılar.
Ordu Milli Eğitim Müdürlüğü önünde Eğitim Sen Şube Başkanı Nursen Kaymaz ve Eğitim Sen Şube Başkanı Hikmet Pala, Eğitim Gücü Sen Ordu Şubesi Başkanı Turan Çelik birer konuşma yaptı.
“Artan şiddet, ciddi tehdit oluşturuyor”
Eğitim Sen Ordu Şube Başkanı Nursen Kaymaz, şunları kaydetti; “2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir.”
“Bu acının üzeri örtülmemelidir”
Kaymaz, “Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.” şeklinde konuştu.
“Ölüm korkusuyla mı derse gireceğiz?”
Eğitim-İş Ordu Şube Başkanı Hikmet Pala ise, “Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor! Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz! Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz!” dedi.
“Sistemsel bir sorun var”
Eğitim Gücü-Sen Başkanı Turan Çelik de, “Bu acı olay, yalnızca bir okulda yaşanan trajedi değildir. Bu, eğitim kurumlarında giderek artan güvenlik sorunlarının ve öğretmene yönelik şiddetin artık tahammül sınırlarını aştığının göstergesidir. Eğitim çalışanları uzun süredir uyarıyor. Okullarda güvenlik zafiyetine dikkat çekiyoruz. Öğretmene yönelik şiddetin sıradanlaştırılmasına karşı mücadele ediyoruz. Ancak ne yazık ki gerekli ve kalıcı adımlar atılmamıştır. Bir eğitim kurumunda, bir öğretmenin görev yaptığı ortamda hayatını kaybetmesi; sistemsel bir sorunun varlığını açıkça ortaya koymaktadır.” diye konuştu.























