Kadınlar Tek Ses

Kadınlar Tek Ses

Ordu Kadın Platformu tarafından “Yoksulluğa, şiddete, güvencesizliğe karşı; barış, laiklik ve özgürlük mücadelesini büyütüyoruz” başlıklı 8 Mart yürüyüşü gerçekleştirildi.

19 Eylül Ortaokulu yanında toplanan kadınlar “Eşitlik, özgürlük talepli, kadına yönelik şiddet ve cinayetlere karşı” sloganlar atarak Köprübaşı Ceren Özdemir Meydanı’na kadar yürüdüler.

Ceren Özdemir Meydanı’nda Ordu Kadın Platformu Sözcüsü Eğitim Sen YK üyesi Neşe Yüce yaptı.

REKLAM ALANI

“Kadınların çalışma yaşamına katılımı zorlaşıyor”

Yüce, yoksulluğa, şiddete, güvencesizliğe karşı; barış, laiklik ve özgürlük mücadelesini büyütüyoruz, diyerek başladığı konuşmasında, “Kadınların işgücüne katılımı erkeklerin çok gerisindedir. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 40’ları aşmış durumda. Çalışan kadınların yaklaşık yüzde 69’u asgari ücret ve altında gelirle yaşam mücadelesi veriyor. Kayıt dışı ve güvencesiz çalışma kadınlar açısından daha yaygın. Kadınlar ev içi bakım ve ev işlerine erkeklerden 4-5 kat fazla zaman ayırıyor. Ücretsiz bakım emeği görünmez kılındıkça kadınların çalışma yaşamına katılımı zorlaşıyor. Piyasanın insafına bırakılan kreş ve bakım hizmetleri yüksek maliyetleri nedeniyle erişilemez hale geliyor. Yarı zamanlı ve esnek çalışma modelleri “müjde” gibi sunulsa da kadınların hak kaybına, daha düşük ücret ve daha az sosyal güvenceye yol açıyor.” dedi.

“Bu tabloyu kabul etmiyoruz”

Yüce, sözlerini şöyle sürdürdü; “Kadın işsizliği artarken yoksulluk nedeniyle kız çocukları eğitimden kopuyor. Genç kadınlarda, eğitim ve iş hayatında yer almayanların oranı oldukça yüksek. Üniversiteler, kampüsler kadınların özgürce bilime ulaşabileceği alanlar olmak yerine bilimsellikten uzak müfredatlarla, topluluklarla, tacizci akademisyenlerle kuşatılmıştır. Üniversiteli kadınların yaşam tarzlarına, kimliklerine karşı nefret politikaları devam ederken kampüslerde, yurtlarda failler cirit atıyor. Kayyum rektörler tarikatlarla ve cemaatlerle bağlantılı vakıflarla, topluluklarla anlaşma yaparak üniversitelerde gerici değerleri pekiştiriyor. Eğitim sistemindeki değişikliklerle laik, eşitlikçi ve bilimsel anlayış zayıflatılıyor, cinsiyetçi roller yeniden üretiliyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz. Yoksulluğa ve güvencesizliğe karşı eşit ve insanca çalışma koşulları, bilimsellikten uzak, tekçi eğitim anlayışına karşı laik, bilimsel ve demokratik eğitim hakkı için mücadele ediyoruz.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ve 6284 Sayılı Kanun’un etkisizleştirilmesi, Türk Medeni Kanunu’nun kadınlar lehine hükümlerinin hedef alınmasıyla, yılların mücadelesiyle kazanılmış haklarımız gasp edilmek isteniyor. Laiklik, kadınların yaşam ve eşitlik güvencesidir. Hukukun ve devletin dinselleştirilmesi patriarkal düzeni güçlendirir, kadınları kamusal ve ekonomik yaşamdan dışlamayı amaçlar. Laikliği savunmak, kadınların özgürlüğünü savunmaktır.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ