Barodan Madene Hayır Çıkışı!

Ordu Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Gamze Aydın, “Maden faaliyetleri sonucunda ortaya çıkabilecek toprak ve su kirliliği, ekosistem tahribatı, biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi ve halk sağlığının olumsuz etkilenmesi ihtimali göz ardı edilemez boyuttadır.” dedi.
Ordu Barosu Çevre Komisyonu, il genelinde planlanan maden faaliyetlerine ilişkin sert bir bildiri yayımladı. Maden ruhsatlandırma, ihale ve ÇED süreçlerinin birbirini tamamlayan birer onay mekanizmasına dönüşmemesi gerektiğini belirten komisyon; çevreyi korumanın bir tercih değil, anayasal bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
“Halk sağlığı olumsuz etkilenebilir”
‘Son günlerde ilimiz ve bölgemiz sınırları içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan maden faaliyetlerine ilişkin gelişmeler, Ordu Barosu Çevre Komisyonu olarak tarafımızca büyük bir kaygıyla takip edilmektedir’ diyen Gamze Aydın, “Doğal varlıkları, su kaynakları, ormanları ve tarım alanlarıyla ülkemizin en kıymetli bölgelerinden biri olan Ordu’da planlanan maden faaliyetlerinin; yalnızca işletme aşamasında değil, ruhsatlandırma, ihale, ÇED süreci ve tüm izin mekanizmalarıyla birlikte değerlendirildiğinde geri dönülmesi güç çevresel tahribatlara yol açma riski taşıdığı açıktır. Bu süreçlerin birbirinden bağımsız idari işlemler olarak değil, bütüncül bir zincirin parçaları olarak yürütülmesi; çevresel etkilerin gerçek anlamda değerlendirilmesini zayıflatmakta ve kamu yararı ilkesini ciddi biçimde tartışmalı hale getirmektedir. Maden faaliyetleri sonucunda ortaya çıkabilecek toprak ve su kirliliği, ekosistem tahribatı, biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi ve halk sağlığının olumsuz etkilenmesi ihtimali göz ardı edilemez boyuttadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi uyarınca herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hak, aynı zamanda idareye çevreyi koruma yönünde açık ve bağlayıcı bir yükümlülük yüklemektedir. Bu nedenle kamu otoritelerinin tüm karar ve işlemlerinde çevre hakkını gözetmesi bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur.” şeklinde konuştu.
“Madene izin verilmemeli”
Aydın, “ Maden ruhsat ve ihale süreçleri ile ÇED süreçlerinin birbirini tamamlayan bir onay mekanizmasına dönüşmesine izin verilmemesi, Tüm çevresel etkilerin bilimsel, şeffaf ve bağımsız şekilde değerlendirilmesi, ÇED süreçlerinin usulüne uygun, katılımcı ve denetlenebilir biçimde yürütülmesi, Bölge halkının görüş, itiraz ve taleplerinin sürece etkin biçimde yansıtılması, Doğaya, yaşam alanlarına ve kamu yararına telafisi imkânsız zarar verecek hiçbir faaliyete izin verilmemesi gerektiğini önemle vurguluyoruz.” dedi.
“Takipçisi olacağız”
Aydın, “İdarenin; maden ruhsatlandırma, ihale, ÇED ve işletme izin süreçlerinde kamu yararı ve çevre hakkı yerine ekonomik baskı, yatırım önceliği veya dar çıkar değerlendirmeleriyle hareket etmesi kabul edilemez. Bu tür yaklaşımlar hukuk devleti ilkesini zedeleyen ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Ordu Barosu Çevre Komisyonu olarak; bu süreçlerin tamamının yargısal denetime açık olduğunu, idarenin her işlem ve eyleminin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ve çevre hakkını ihlal eden ya da riske atan tüm uygulamalara karşı işletilecek hukuki süreçlerin takipçisi olacağımızı hatırlatır, tüm sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve ilgili kurumlarla dayanışma içinde olmaya hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiririz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Tevfik Kul























