Diyetisyenden Et Tüketimi Uyarısı!

Diyetisyen Tugay Hoşoğlu, “Öncelikle bayram sabahına hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak oldukça önemli. Uzun süre aç kaldıktan sonra doğrudan kavurma tüketmek mideyi zorlayabiliyor Bayramın tadını çıkarmak için yasaklara değil, dengeye ihtiyaç var.” dedi.
Hoşoğlu, “Kurban Bayramı; paylaşmanın, bereketin ve kalabalık sofraların en güzel yaşandığı zamanlardan biridir. Bayram sabahı başlayan ziyaretler, ikramlar ve uzun sohbetler hepimizin hafızasında sıcak anılar bırakır. Ancak bu güzel günlerde değişen beslenme düzeniyle birlikte mide rahatsızlıkları, hazımsızlık, şişkinlik ve kontrolsüz tüketim gibi sorunlarla da sık karşılaşabiliyoruz.” diye konuştu.
“Sabah hemen et yemeyin”
‘Bir diyetisyen olarak her bayram aynı noktaya dikkat çekiyorum: Bayramın tadını çıkarmak için yasaklara değil, dengeye ihtiyaç var’ diyen Hoşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü; “Öncelikle bayram sabahına hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak oldukça önemli. Uzun süre aç kaldıktan sonra doğrudan kavurma tüketmek mideyi zorlayabiliyor. Peynir, yumurta, tam tahıllı ekmek, domates, salatalık ve yeşilliklerle yapılan bir kahvaltı sonrasında et tüketmek çok daha sağlıklı olacaktır. Bir diğer önemli konu ise kurban etinin dinlendirilmesi. Yeni kesilen et hem daha sert olur hem de sindirimi zorlaşır. Etin mümkünse 12-24 saat dinlendirilmesi hem lezzet hem de mide sağlığı açısından fayda sağlar. Bayram sofralarında en sık yapılan hatalardan biri de porsiyon kontrolünü kaybetmek. Gün boyunca farklı evlerde tüketilen et, tatlı ve hamur işleri vücudu yorabiliyor. Oysa etin yanında bol salata, sebze yemekleri, ayran veya yoğurt gibi besinlere yer vermek sindirimi destekler ve daha dengeli bir öğün oluşturur.”
“Sabit durmak yerine hareket edin”
Hoşoğlu, “Tatlı tüketiminde de ölçülü olmak gerekiyor. Şerbetli tatlıları tamamen hayatımızdan çıkarmamız gerekmiyor ancak porsiyon miktarını azaltmak, mümkünse sütlü tatlıları tercih etmek veya tatlı tüketimini gün içine yaymak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bayramda sadece beslenme değil, hareket düzeni de büyük önem taşıyor. Özellikle yemek sonrası yapılan 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler sindirimi kolaylaştırır, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur ve gün boyu oluşan ağırlık hissini azaltır. Bayram ziyaretlerine kısa yürüyüşler eklemek, asansör yerine merdiven kullanmak ya da çocuklarla açık havada vakit geçirmek bile günlük hareket miktarını artırabilir. Uzun süre oturmak yerine gün içinde küçük hareket molaları vermek hem metabolizma hem de genel sağlık açısından oldukça faydalıdır. Çünkü sağlıklı yaşam yalnızca ne yediğimizle değil, ne kadar hareket ettiğimizle de doğrudan ilişkilidir.” diye konuştu.
“Bolca su için”
‘Bir diğer önemli konu ise su tüketimi’ diyen Diyetisyen Tugay Hoşoğlu, “Artan çay ve kahve tüketimi nedeniyle çoğu kişi yeterince su içmeyi unutuyor. Özellikle sıcak havalarda günlük su tüketimine dikkat etmek; sindirim sistemi, enerji seviyesi ve genel sağlık açısından büyük önem taşıyor. Unutmamalıyız ki bayram sofralarının asıl güzelliği sadece yemeklerde değil; birlikte geçirilen vakitlerde, edilen sohbetlerde ve paylaşılan mutluluklardadır. Kendimizi kısıtlamadan ama bedenimizi de yormadan geçireceğimiz bir bayram, hem fiziksel hem ruhsal açıdan çok daha iyi hissettirecektir.” ifadelerini kullandı.
























