“Suyu Kaynatarak Tüketin”

Uzm. Dr. Ali Coşkun, Ordu’da gerçekleşen yoğun yağışın ardından taşkın suların şebeke ve kuyu sularına karıştığını belirterek, vatandaşların bir süre bu suları kullanmamaları gerektiğini söyledi.
Mikroplu suların borulardan şebeke sularına sızabildiğinin altını çizen Dr. Coşkun, illa çeşmeden su kullanmak isteyenlerin ise mutlaka kaynatarak tüketmesi gerektiğini dile getirdi. “
“Enfeksiyon hastalıkları ortaya çıkabilir”
Coşkun, “Son zamanlarda bölgemizde taşkın sular, yağışlar bol miktarda görülmektedir. Hatta zaman zaman sel felaketleri de yaşanmaktadır. Bu sel sularının getirdiği en büyük olumsuzlukların başında enfeksiyon hastalıkları gelmektedir. Bu sular, şehirdeki şebeke sularına çatlak borulardan sızarak o suyu çamurlu ve mikroplu hale getirebilirler. Böyle durumlarda zaten belediyelerimiz gerekli önlemleri almaktadır. Ancak yine de vatandaşlarımız bulanık akan bir şebeke suyuyla karşılaşması durumunda o suyu kesinlikle kullanmamaları gerekir.” dedi.
“Denize girmeyin”
‘Taşkın suların kırsaldaki kanalizasyonları da beraberinde götürmesiyle denizlerimiz de kirlenmektedir’ diyen Uzm. Dr. Coşkun, şunları kaydetti; “Bu durumlarda vatandaşlarımızın en az bir hafta boyunca denizlere girmekten imtina etmeleri gerekmektedir. Deniz pislikleri temizleyinceye kadar kesinlikle girilmemelidir. Vatandaşlarımızın denize girilmemesiyle ilgili yapılan uyarıları dikkate almamaları lazım. Sadece ne zaman denize girilebilir denildiğinde o denize girilmelidir.”
“Hazır su kullanın”
Dr. Coşkun, “Sulardaki kirlilik ve mikrop varsa, insanların steril su kullanmaları gerekir. Eğer illa ben çeşme suyunu kullanacağım diyenler olursa da, o suyu çok iyi kaynatıp soğuttuktan sonra kullanabilirler. Böyle durumlarda vatandaşlara şebeke suyu yerine hazır suları kullanmalarını öneriyoruz. Şebeke sularının ulaşmadığı yerlerde kuyu ya da kaynak suları kullanılıyor. En tehlikeli su da budur. Kuyu suyu kullanmaktan vazgeçmeleri gerekiyor. Çünkü bu sulardan enfeksiyon hastalıkları insanlara geçebilmektedir. Vatandaşlarımız öncelikle su konusunda önlemleri kendileri almalıdır. Eğer hastalık durumu oluşursa da, hekimlerimiz tedavilerini yapacaklardır.” diyerek sözlerini tamamladı.

























