“Öğretmenin Kılık Kıyafetine Karışamazsınız”

“Öğretmenin Kılık Kıyafetine Karışamazsınız”

Hürriyetçi Eğitim Sen Ordu Şube Başkanı Hakan Ankun, “Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adil Levent Karlıbel tarafından yapılan açıklamalar, yalnızca talihsiz değil; aynı zamanda öğretmenlik mesleğini, eğitim emekçilerini ve bu ülkenin geleceğini derinden yaralayan bir zihniyetin dışavurumudur.” dedi.

Karlıbel’in öğretmenlerin kılık kıyafetiyle ilgili eleştirilerine tepki gösteren Ankun, “Sizlerin görev tanımı öğretmenin kılık kıyafeti değildir. Sizler ticaretin, sanayinin, üretimin ve ekonominin sorunlarıyla ilgilenmekle mükellef bir makamı temsil ediyorsunuz. Öğretmenin yakasıyla, sakalıyla, eteğiyle, ceketiyle ilgili cümle kurmak; ne yetki alanınıza girer ne de temsil ettiğiniz makamın ciddiyetiyle bağdaşır.” şeklinde konuştu.

“Sizleri yetiştiren bizleriz”

REKLAM ALANI

‘Bizler sizlerin kıymetini biliriz. Bu şehrin insanı olarak, bu ilin yöneticileri olarak sizlere saygı duyarız. Ancak unutulmamalıdır ki; sizleri yetiştirenler bizleriz. Bu ülkenin öğretmenleridir’ diyen Ankun, şunları kaydetti; “Sizlere yalnızca ders anlatmadık; yoklukta onurla ayakta durmayı, haksızlık karşısında susmamayı, insanı kılığıyla değil aklıyla ve emeğiyle değerlendirmeyi öğrettik. Ülkenin en zor şartlarında, köy okullarında, sobasız sınıflarda, imkânsızlıklar içinde yeni bir bakış açısı kazandırmak için mücadele ettik. Bugün öğretmeni dış görünüşü üzerinden yargılayan bir noktaya gelinmiş olması, bizleri şahsınızdan ziyade yetiştirdiğimiz nesiller adına derinden üzmüştür. Hele ki; bir yemekte ödediğiniz adisyon bedeline denk gelen bir maaşla bir ay geçinmeye çalışan öğretmenlerin olduğu bir ülkede… Hele ki; kira, fatura, gıda ve ulaşım altında ezilen, ek iş yapmadan yaşamını sürdüremeyen, mesleğinin onurunu ayakta tutmaya çalışan öğretmenlerin olduğu bir dönemde… Hele ki; ülkenin ekonomik çıkmazında nefes alamaz hâle gelmiş bir eğitim camiası varken…

“Bizler susmayacağız”

Ankun, “Öğretmenin kılık kıyafeti üzerinden cümle kurmak; yalnızca bir gaf değil, sınıfsal bir körlüğün ve toplumsal kopuşun göstergesidir. Bu sözler, öğretmeni toplum önünde küçük düşürmüş, eğitim emekçisini hedef hâline getirmiştir. Bizler Ordu yerelinde fındığın hak ettiği değeri bulması, ülke genelinde ise milli paramızın alım gücünün artırılması, esnafın, üreticinin, emeklinin ve çalışanın rahat bir nefes alabilmesi adına sizlerden güçlü cümleler duymayı beklerken; özlük hakları budanmış, itibarı aşındırılmış bir camiayı daha da kenara sıkıştıran açıklamalarla karşılaşmayı doğrusu beklemiyorduk. Bir öğretmen; burnunu sildiği, ayakkabısını bağladığı, aç karnını doyurmaya çalıştığı öğrencisine ceketini, pantolonunu, eteğini, sakalını ölçüt alan bir nesil yetiştirme idealine sahip değildir. Öğretmen; insanı insan olduğu için değerli gören bir anlayışın temsilcisidir. Öğretmen; görünüşle değil, vicdanla ve akılla yol alır. Oturduğunuz makamın ağırlığı; bu talihsiz ve yaralayıcı açıklamanın basın ve kamuoyu önünde açık, net ve samimi bir özürle telafi edilmesini zorunlu kılmaktadır. Aksi hâlde bu sözler, yalnızca şahsınıza değil, temsil ettiğiniz kuruma da yakışmayan bir leke olarak kalacaktır. Herkes haddini, sınırını ve sorumluluk alanını bilmelidir. Bizler susmayacağız. Bizler öğretmenin onurunu tartıştırmayacağız.” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ