KESK’TEN TOPLU SÖZLEŞME MESAJI

KESK Karadeniz TİS Grubu Üyeleri, Ordu’da bir araya gelerek, 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecine ilişkin görüş ve taleplerini deklere etti.
Bir restoranda düzenlenen kahvaltı programına KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, Tüm Bel Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt, BTS Genel Başkanı Tonguç Özkan, Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, SES Genel Sekreteri Ferit Ceylan, MYK üyesi Deniz Topkan, Haber Sen Kadın Sekreteri Gülseren Güngör, KESK Ordu Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nursen Kaymaz ve Ordu KESK yöneticileri katıldı.
Açış konuşmasını yapan KESK Ordu Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nursen Kaymaz, TİS sürecinde KESK’in mücadeleye devam edeceğini belirterek, TİS masasının sadece ücretlerin belirlendiği bir masa olmadığını, aynı zamanda kamu emekçilerinin yaşam koşullarını belirleyecek bir rolü olduğunu söyledi.
“Kamu emekçilerinin sesi olacağız”
Açıklamada bulunan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, “TİS masası, 1 Ağustos’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde kuruluyor. Biz o masada yer almayacağız. O masada kamu çalışanları adına üye sayısı en çok olan yetkili ama etkisi az olan, siyasal iktidarın güdümünde büyüyen Memur-Sen Konfederasyonu temsil edecek. Ancak o masada emekli arkadaşlarımızı temsil edecek hiç kimse yok. Bu gerekçeyle biz sahada topladığımız talepleri, 1 Ağustos günü bu masaya benzer bir masayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne kurarak, kamu emekçileri ve emeklilerinin sesi olmayı sürdüreceğiz. Bu bir alternatif masadır. Bunu sürdüreceğiz.” dedi.
“Alın terinin olduğu bir masadır”
Taleplerini da sıralayan Karagöz, “TİS masası emekçilerin mücadele alanıdır. Siyasal iktidarla birilerinin aldığı verdiği bir masa değildir. Her emekçi arkadaşımın ve kamuda emekli olanların alın terinin bulunduğu bir masadır. TİS taleplerimizi bakanlıklar önünde açıkladık. Birinci TİS talebimiz, grevli ve toplu sözleşmeli bir sendikal hak. Grevin anayasal güvence altına alınmasını talep ediyoruz. Grev olmadan özgür bir toplu iş sözleşmesi olmaz. İkinci temel talebimiz, 4688 sayılı garabet diye nitelendirdiğimiz yasanın yeniden revize edilmesi. Sendikaların görüşleri alınarak yeniden yazılmasını talep ediyoruz. 2005 yılında bir öğretmenin maaşı 838 lirayken, bir çeyrek altın 32 liraydı. 25 çeyrek altın alabiliyordu. Bugün bir öğretmen 49 bin lira alıyor. Altın ise 7 bin 200 lira. 6.9 çeyrek altın alabiliyoruz. 20 yılda her kamu emekçisinin cebinden 18 tane çeyrek altın alınıyor. Yine güvenceli iş, güvenli gelecek istiyoruz. Yürüttüğümüz sendikal mücadeleden kaynaklı KESK’li arkadaşlarımızın adli ve idari soruşturmaları var. Mülakatın kaldırılması, 3600 ek göstergenin 1’in 4’üne gelmiş bütün kamu çalışanlarına verilmesini talep ediyoruz. 3600 ek göstergesi üzerinde maaş alanların göstergelerinin de aynı oranda artırılmasını istiyoruz. Bir kamu çalışanının maaşı en az 85 bin lira olmalıdır.”

























